Global Moderator
Yıldız Üye
Üye No : 5
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1495
Nerden : __BiLiNMiYoR___
Teşekkür Puanı 88
|
 |
« : 29 Temmuz 2008, 11:32:06 » |
|
Ben bekliyorum. Günlerdir, haftalardır, aylardır, yıllardır bekliyorum. Bazen tevekkül içinde bir tarikat ehli gibi sabırla ve bazen oyuncağı elinden alınmış şımarık bir çocuk gibi sabırsızlıkla bekliyorum. İster sabır ister sabırsızlıkla bekleyeyim, çoğu kez umutsuzca buluyorum aklım başıma geldiğinde kendimi.
Hayır, hayır, beklediğim, hak ettiğim ama bir takım kahredici kıskançlıklar ya da şu günlerde moda olduğu gibi uluslararası bir komplo sonucu elimden alınmaya çalışılan bir ödül, bir terfi, ya da Allah’la aramızdaki o aşkın perdelerin kalkmasını sağlayacak ‘mucizevi an’ değil.
Aşk’ı, aşık olmayı bekliyorum yalnızca. ‘Bunun için dert etmeye değer mi şu kriz ortamında’ derseniz cevabım; ‘işte asıl bunun için dert etmeye değer’ olurdu herhalde.
Hatırlıyorum da ilk günler, yani her an çıkıp gelecekmiş gibi onu umutla beklediğim günler ne kadar da güzelmiş. İlk kez tanışacağınız biri yada koridorun sonunda köşeyi dönerken göz göze geleceğiniz, hadi olmadı sessizce arkanızdan sizi izlediğini anladığınız bir bakışın, eninde sonunda aklınızı ve yüreğinizi kasıp kavurabileceğini düşündüğünüz, umutlandığınız günler.
Kim bilir belki karşılaşmışsınızdır da, kafanızı karıştıran o karşılaşmanın büyüsünün bir türlü o hakiki etkiyi, o akışkan ve tatlı kıvamı tutturamamış olmasıdır. Şirket evlilikleri gibi yada çoktan birbirinin boğazını kesmeye hevesli Filistinli ve İsrailli iki askerin zorunlu el sıkışmasına benzeyen günü birlik ilişkilerden söz etmiyorum.
Sözünü ettiğim, kriz öncesi aldığınız arabanın son taksidini ödeyip bankanın internet sitesinden çıktığınız an aklınıza düşen, yahut çoğumuzun yaptığı gibi bütün bir yıl bekleyip bir şekilde gittiğiniz diyelim ki Akbük koyunda, gün batımını elinizde buzlu rakınız ‘ohh’ çekip, ‘işte bu kardeşim’ dediğiniz an. Sözünü ettiğim, bir Fenerbahçeliyseniz eğer, 4-3’lük yüksek gerilimli bir karşılaşmanın sonunda Galatasaray’ı yenip, bağırmaktan ve zıplamaktan yorgun düştüğünüz mutlu bir gecenin sonunda, uykuya dalmadan önce, yüreğinizin en derinlerinde bir yerde hissettiğiniz o tamamlanmamışlık, eksik kalmışlık duygusu.
|