Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Tag
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
Sponsor Bağlantılar
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Ayrıntılı Konu BilgileriKonu: fıkra arşivi
Cevap SayısıCevap Sayısı: 29 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 999 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: fıkra arşivi  (Okunma Sayısı 999 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
14 Haziran 2009, 18:10:26
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #15 : 14 Haziran 2009, 18:10:26 »

GÜNAH
Yaşlı adam kilisede günah çıkarma kabinine girer ve "Peder, 70 yaşındayım. Karım geçen sene vefat etti, iki çocuğum, 4 torunum var. Her neyse, geçen gün yolda 18 yaşında iki ponpon kıza rastladım. Önce muhabbet falan derken bizim eve geldiler. Sonra bi anda olayım geldi, bütün gece boyunca beraber olduk."
Rahip: "Eşiniz vefat ettiğine göre, tanrı katında zina yapmamış sayılırsınız. Ayrıca kızlar da kendi istekleriyle gelmişler ve 18 yaşından büyükler. Bu durum dinimizce bir günah içermiyor."
Adam: "Zaten ben de günah olduğunu düşünmemiştim."
Rahip: "E peki neden günah çıkarmaya geldiniz?"
Adam: "günah çıkarmaya gelmedim, zaten ben Yahudiyim!"
Rahip: "E be adam neden bunları bana anlatıyorsun???"
Adam: "Duymadın galiba, 70 yaşındayım ve bütün gece iki ponpon kızla beraber oldum. Sırf sana değil, kimi görsem anlatıyorum!" GÜNAH
Yaşlı adam kilisede günah çıkarma kabinine girer ve "Peder, 70 yaşındayım. Karım geçen sene vefat etti, iki çocuğum, 4 torunum var. Her neyse, geçen gün yolda 18 yaşında iki ponpon kıza rastladım. Önce muhabbet falan derken bizim eve geldiler. Sonra bi anda olayım geldi, bütün gece boyunca beraber olduk."
Rahip: "Eşiniz vefat ettiğine göre, tanrı katında zina yapmamış sayılırsınız. Ayrıca kızlar da kendi istekleriyle gelmişler ve 18 yaşından büyükler. Bu durum dinimizce bir günah içermiyor."
Adam: "Zaten ben de günah olduğunu düşünmemiştim."
Rahip: "E peki neden günah çıkarmaya geldiniz?"
Adam: "günah çıkarmaya gelmedim, zaten ben Yahudiyim!"
Rahip: "E be adam neden bunları bana anlatıyorsun???"
Adam: "Duymadın galiba, 70 yaşındayım ve bütün gece iki ponpon kızla beraber oldum. Sırf sana değil, kimi görsem anlatıyorum!"
Logged

Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 5836


View Profile
Re: fıkra arşivi
« Posted on: 18 Mart 2010, 04:06:40 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: fıkra arşivi oyunları, fıkra arşivi programı, fıkra arşivi oyunu indir, fıkra arşivi program yükle, fıkra arşivi download, fıkra arşivi hikayeleri, fıkra arşivi resimleri, fıkra arşivi haber, fıkra arşivi yükle, fıkra arşivi videosu, fıkra arşivi msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sesli Sohbet Chat Arkadaşlık İlişki Aşk
14 Haziran 2009, 18:10:34
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #16 : 14 Haziran 2009, 18:10:34 »

İNTİKAM
Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri.. Yıllardır Kraliçeyi görür ve onun köğüslerine hayran olurmuş.. Artık bir saplantı halini almış Kraliçenin köğüslerine dokunmak.. Tüm cesaretini toplayıp haremağasına açılmış.. - "Bana sultanın köğüslerini koklat. Ömür boyu biriktirdiğim bin altın senin" demiş. Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe. Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı - büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği korsaya iyice sürmüş. Sultan çıplak tenine korsayı takınca, losyon etkisini hemen göstermiş. köğüsleri yangın yeri gibi yanmaya başlamış. Saray doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamışlar. Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek. Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha "Saray hizmetkarlarından Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyası, herşeye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili. Kraliçemizi ancak o kurtarır, eğer siz izin verirseniz" demiş. Padişah çaresiz çağırmış Ahmet'i hareme. Ahmet bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş. Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış. "Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı" demiş, haremağasına. Çok kızmış harem ağası.. Öyle kızmış ki.. Ertesi gün aynı yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra giyeceği donuna iki kat sürmüş...
Logged
14 Haziran 2009, 18:10:43
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #17 : 14 Haziran 2009, 18:10:43 »

--------------------------------------------------------------------------------
ÇOK YAŞA TÜRKİYE
Alman,Fransız,İngiliz ve Temel Küçük bir uçakta seyahat ederlerken yardımcı pilot heyecanla gelerek
-"Bakın büyük bir sorunumuz var,uçağın motoru arızalandı ve düşüyoruz.Bu yüzden uçaktaki yükü hafifletmemiz lazım.içinizden birisi kendini feda etmek zorunda" deyince .
Herkes birbirinin yüzüne bakmaya başladı.Kısa bir sessizlikten sonra Alman gururla ayağa kalkarak
-"Çok yaşa Almanya" diyerek bağırdı ve kendini aşağı attı.
Fakat on dakika sonra yardımcı pilot gelerek aynı şeyleri söyledi.Bu sefer Fransız gururla ayağa kalktı ve
-"Çok yaşa Fransa" diyerek kendini aşağı attı.
Fakat biraz sonra yardımcı pilot gene gelerek
-"Maalesef inebilmek için son bir kişinin daha kendini feda etmesi gerekiyor" dedi.Temel ve İngiliz bir müddet birbirlerine baktılar ve Temel gururla ayağa kalkarak
-"Çok yaşa Türkiye" diye bağırdı ve İngilizi tutup aşağı attı.
Logged
14 Haziran 2009, 18:10:56
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #18 : 14 Haziran 2009, 18:10:56 »

FEMİNİST
Feministler toplanıp bir karar almışlar. Demişler ki:
-Gidip kocamıza diyeceğiz ki,
-"Bundan sonra kendi bulaşığını, çamaşırını kendin yıkacaksın. Ben artik karışmayacağım."
Neyse orada bizi Türk bir kadın da varmış tabii. Kararı sırtlamış memlekete dönmüş. Aradan 6 ay geçince yeni bir toplantı yapmışlar. Başkanları alınan en son kararın uygulama sonuçların sormuş.
Alman Kadın:
- Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkayakcaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün birşey göremedim. İkinci birşey göremedim. Üçüncü gün bir de baktim ki bulaşığı yıkamaya başlamış.
Fransız Kadın:
-Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkayakcaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün birşey göremedim. İkinci birşey göremedim. Üçüncü gün bir de baktim ki bulaşığı yıkamaya başlamış.
Sonra sıra bizim Türk kadına gelmiş:
- Aldığımız karar icabı gidip kocama bundan sonra bulaşığı benim yıkamayacağımı, o devrin bittiğini, bundan sonra kendisinin yıkaması gerektiğini söyledim. Bir gün birşey göremedim. İkinci bir şey göremedim. Üçüncü sol gözüm açılmaya başlayınca bir de baktım ki dağ gibi bulaşık beni bekliyor.
Logged
14 Haziran 2009, 18:11:40
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #19 : 14 Haziran 2009, 18:11:40 »

Sağlam bir İslam inancına, köklü bir di­ni bilgiye, ciddi bir ahlaki yapıya sahip bir kişiliktir. Tasavvuf kültürüne de vâkıf olan Hoca, birçok tarihî yazma eserde evliyalar arasında zikredilir. Nasreddin Hoca, Evliya Çelebi Seyahatnamesi‘nde “hakîm ulu bir can” olarak tanıtılır.
Nasrettin Hoca Fıkraları ile İlgili en eski kaynak olan Ebu’l-Hayr Rûmî’nin Saltuknamesi’nde (M. 1495) Sarı Saltuk, Nasreddin Hoca’ya bir hediye göndererek dua talebinde bulunur. Hoca evde olmadığı için Hoca’nın hanımı, onun yerine dua eder. Bu duanın bazı cümleleri şu şekildedir:
“..dünyada fasık facir ile alaka eyleme ve dahi kötü kişi­ye karşı kendini ve hem malını güvenip emanet etme ve di­linden tövbe ve istiğfarı koma, kendin için isteyeceğini baş­kası için de iste, Allah’tan korkup Resul’den utanasın ve ahi-ret için burada güzel amel işleyesin yaramaz işlerden kaçınasın, günahlarını çoğaltmayasın ki gönlün kararmasın. Böylece gönül aynanda gizli sırları keşfedebilesin, Hakk’ı mü­şahede edebilesin…”
Nasreddin Hoca 1284 tarihinde Akşehir’de vefat etmiş­tir. Türbesi üzerindeki yazıda ” Yazı baki, ömür fânî, kul âsî, Rab affedicidir.” sözleri yer almaktadır.

 

Bu fıkralarda halkımızın meseleleri­ni pratik bir şekilde hallederek hadiseler karşısındaki tavrı yergi becerisi ve kullandığı dili ile Anadolu insanının duygu­larına tercüman olmuştur.
Nasreddin Hoca’nın temsil ettiği, sıradan bir kurnazlık değil; imbiklenmiş zekânın arkasında doğruyu, iyiyi ve güze li; sabır ve dürüstlüğü telkin eden bir akıl yürütme sistemidir
Nasreddin Hoca fıkralarının temel özelliklerinden btris de sözlü geleneğe uygun olarak kısa, açık, yalın ve özlü olmasıdır.
Bu fıkralar Türkçemizdeki halk söyleyişleri için zen gin bir kaynak durumundadır. Diyaloglarda da söz uzatılma dan gaye, kısa bir şekilde anlatılmıştır. Nasreddin Hoca’nın ağzında vurucu sözler kalıplaşmıştır. Bu kalıplardan ipe ur sermek, bindiği dalı kesmek, kazın ayağı, kuşa benzemek, yt kürküm ye vb. birçoğu özlü söz ya da deyim olarak kul lanılmaya başlanmıştır. Birçok fıkrada insanların ibret alacağ konular sembollerle anlatılır: “Ye kürküm ye, kürküm esk sözüm geçmez.” ifadeleriyle toplumun gerçeğe değil dış gÖ rüntüye önem verdiği eleştirilir. “Kazan doğurdu, kazan öl dü.” fıkrası çıkarını koruma uğrunda tabiatın kanunlarına kar şı gelmeyi eleştirir.
Nasreddin Hocanın fıkralarında halkı eğiten ders veren yaklaşımlar bulunmaktadır. Türk milletinin birçok meseley Nasreddin Hoca’nın dilinden, ağzından ifade etmekten hoş lanması, onun aklı ve zekâsı ile ilgili meseleleri yargılaması hükme bağlaması, tenkid etmesi, üzerinde ciddiyetle durul ması gereken ayrı bir mevzudur. Çünkü bu ortak güç, halkıı ortak gücünün, Nasrettin Hoca kalıbı içinde aksedişidh Nasreddin Hoca’nın şahsiyetinde şekillenen Türk hail düşüncesi, dünya görüşü, insan anlayışı ve cemiyet ha yatında cereyan eden olaylara karşı alınan tavır ve tutumlarır
genel yapısı fıkralara yansımıştır. Nasreddin Hoca’ya bağlı olarak anlatılan fıkralar âdeta Türk düşüncesinin olukları, çe­şitli ifade kalıpları gibidir. Bu sebeple de Nasreddin Hoca, bir fıkra tipi olduğu kadar, Türk düşüncesini, dünya görüşünü, insan anlayışını en iyi şekilde anlatan, ifade eden bilgemizdir.
Logged
14 Haziran 2009, 18:11:48
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #20 : 14 Haziran 2009, 18:11:48 »

Utancımdan Saklandım:

Nasreddin Hoca’nın evine bir gün hırsız girmiş. Hoca dolabın içine saklanmış. Hırsız, evin içini, dışını iyice aramış ancak çalacak, işe yarar bir şey bulamamış. Bu sırada bir şey bulma umuduyla dolabı açan hırsız içeride saklanan Hoca’yı görmüş ve birden şaşırarak :
- Sen burada mısın?
Hoca, evet demiş, “Çalacak bir şey bulamayacağını bili­yorum da utancımdan saklandım.”
Logged
14 Haziran 2009, 18:11:56
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #21 : 14 Haziran 2009, 18:11:56 »

Papağan:

Nasreddin Hoca pazarda dolaşırken renkli bir kuşun on iki altına satıldığını görürmüş. Bu durum karşısında şaşıran Hoca yanındakilere sormuş:
- Bu kuş niçin bu kadar para ediyor?
- Bu papağandır, konuşur.
Hoca hemen evine gitmiş, hindisini koltuğunun altına alıp pazara getirmiş.
- Hoca’m bu hindi kaç para ? diye sormuşlar.
- On altın, demiş. Herkes şaşırmış:
- Bir hindi on altın eder mi?
- Görmüyor musunuz, papağanı on iki altına satıyorlar.
- Ama Hoca’m onun marifeti var, insan gibi konuşuyor. Senin hindi ne yapar ki?
- O konuşursa bu da insan gibi düşünür!
Logged
14 Haziran 2009, 18:12:05
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #22 : 14 Haziran 2009, 18:12:05 »

İpe Un Sermek

Bir gün komşusu, Hoca’dan urgan istemiş. Hoca içeriye girip çıkmış:
- İp boş değil, demiş. Hanım üstüne un sermiş. Komşu;
- Bu nasıl iş Efendi, demiş. Hiç ipe un serilir mi?
- Serilir elbette, vermeye gönlüm olmayınca ipe un da serilir
Logged
14 Haziran 2009, 18:12:12
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #23 : 14 Haziran 2009, 18:12:12 »

Ayı Kurtardık

Hoca bir akşam su çekmek için kuyuya gider. Kuyunun kapağını açınca bir de ne görsün, kuyunun içinde koskoca ay… “Eyvah, ay kuyuya düşmüş hanım, koş çengeli getir, ay kuyuya düşmüş!” diye seslenir. Hanımı koşar, çengeli getirir Hoca, çengeli kuyuya atar, sallar sallar tutturamaz. Nihayet çengel bir taşa takılır. Hoca kuvvetle çekerken çengel kopar, kendisi de sırt üstü yere düşer. Göğe bakar ki ay gökyüzünde. “Oooh, çok şükür, düş­tük ama ay’ı da kuyudan çıkardık!”
Logged
14 Haziran 2009, 18:12:22
Aktif Üye
*
Üye No : 1420
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 191
Nerden : Cehennem
Teşekkür Puanı 5

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #24 : 14 Haziran 2009, 18:12:22 »

Timur’un Filleri

Timur, Akşehir’e bir erkek fil getirmiş. Başıboş gezen fil, ekili alanları silip süpürmüş, bağlara bahçelere zarar vermiş. Üstelik, yiyeceğini de Akşehirliler sağlıyormuş. Kısacası, fil şehrin başına bela olmuş.
Sonunda Akşehirliler Hoca’ya gidip;
-Hoca Efendi Timur’a ancak sen söz geçirebilirsin. Şu­nun bir çaresine baksan.
- Haklısınız, yarın benimle birlikte on-on beş kişi gelsin, hep birlikte gidip Timur’a derdimizi anlatalım.
Ertesi gün Hoca önde, diğerleri arkada, yola koyulmuş­lar. Fakat yol boyunca gruptakiler birer ikişer ayrılmış. Ti­mur’un otağına yaklaştıklarında Hoca dönüp ardına bir bak­mış, kimse yok… Hepsi korkudan kaçmışlar. Timur’un yanı­na gelen Hoca:
- Efendim, biz Akşehirliler getirdiğiniz fili çok sevdik. Ama hâline acıyoruz. Zavallı hayvan tek kaldı. Akşehirliler bir de dişisini getirtmeniz için beni yolladılar.
Timur bu sözlerden hoşlanmış;
- Akşehirlilere selam söyle, isteklerini yerine getireceğim.
Hoca oradan çıkıp kendisini dört gözle bekleyen Akşe­hirlilerin yanına varınca;
- Muştular olsun! Belanın dişisi de geliyor!
Logged
06 Ekim 2009, 22:48:43
Üye
*
Üye No : 1583
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 18
Nerden : İsTanßuLL
Teşekkür Puanı 1
No CommenT

Üyelik Bilgileri E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #25 : 06 Ekim 2009, 22:48:43 »

PayLaŞım İçn Ty Sper Ler xD...
Logged

14 Ekim 2009, 10:17:52
Üye
*
Avatar Yok
Üye No : 1605
Mesaj Sayısı: 1
Teşekkür Puanı 0

Üyelik Bilgileri
Çevrimdışı


« Yanıtla #26 : 14 Ekim 2009, 10:17:52 »

Edit: Argo kullanımından EDİTLENMİŞTİR
« Son Düzenleme: 14 Ekim 2009, 10:43:23 Gönderen: HKMİK » Logged
14 Ekim 2009, 10:44:08
Administrator
Aktif Üye
*
Üye No : 959
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 475
Nerden : Notaların büyüleyici dünyası =)
Teşekkür Puanı 7
Geleceğin Müzisyeni!

Üyelik Bilgileri
Çevrimdışı


« Yanıtla #27 : 14 Ekim 2009, 10:44:08 »

^^Bir daha argolu mesajını görürsem banlanırsın haberin olsun!
Logged

21 Kasım 2009, 08:08:55
Aktif Üye
*
Üye No : 1015
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 174
Nerden : bez bebek - oyuncaklar ülkesi
Teşekkür Puanı 0
ҳ̸Ҳ̸ҳ ßy JoKeR ҳ̸Ҳ̸ҳ
1015 mk_faruk_49@hotmail.com faruk By+JoKeR
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #28 : 21 Kasım 2009, 08:08:55 »

Küçük Temel birgün sokakta oynarken geçen bir bayanı durdurur.
Kadının karnını işaret ederek:
-O ne teyze? der.
Kadın da:
-O benim çocuğum, der.
Temel:
-Seviyor musun teyze? der.
-Tabii ki evladın, diye cevap verir.
-O zaman onu niye yedin? der.
Logged

ҳ̸Ҳ̸ҳ   Ne TuHaF D!M! !ç!m! AcıTaNdA SeNd!n,AcImI D!Nd!rEcEk OLanDa   ҳ̸Ҳ̸ҳ
26 Kasım 2009, 16:54:22
Administrator
Aktif Üye
*
Üye No : 32
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 389
Nerden : Bursa
Teşekkür Puanı 70

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Çevrimdışı

E-Posta



« Yanıtla #29 : 26 Kasım 2009, 16:54:22 »

güzelmiş Cheesy Cheesy
Logged
Etiket:
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Site Map | Sitemap1 | Sitemap2 | urllist | urllist2 | urllist3 | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Google | Yahoo | Live | Msn | Wikipedia | Donukkare
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Google Theme: Evden Eve Nakliyat ve Smftr İş Birliği İle Hazırlanmıştır.